Kayıtlar

içsel yolculuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gerçek Dindar

Resim
  Gerçek bir dindar her zaman yanlış anlaşılacaktır. Onun hakkında ne söylerseniz yanlış olacaktır. Çünkü yanlış olan sizsiniz. Onun için “iyidir” derseniz yanlış olacaktır; çünkü o aynı zamanda “kötüdür” de. O çelişkiseldir. Tanrı da çelişkisel bir nitelik taşır. Zihnin ötesine geçmediğiniz sürece, dinsel bilincin ne olduğunu hissedemezsiniz. Asıl din tektir. Din isimleri ve tarikatlar ise sadece biçimlerdir. Din, bir miras gibi size geçen bir şey değildir. O, kendi içinizde bulunacak bir şeydir. Kişisel bir büyümedir. Din, gerçekle kişisel bir karşılaşmadır. O kişisel bir arayıştır; toplumun bir parçası değildir. Ben bir Cayna* olarak doğdum. Tabii Cayna olmam için zorladılar. Nasıl böyle nadir bulunan bir dine mensup olmazdım? Fakat başarısız oldular. O zaman bana kızdılar. Onlardan olmadığım için, onlara karşı olduğumu düşündüler. Cayn dini Hinduizm’den, Vedalardan* bile eski bir dindi. Hatta Rig Veda’da Cayn Tirthankaralarından* saygıyla bahsedilmekteydi. Onlar Aryanlardan* ön...

Kendini Sevmek Bir İbadettir

Resim
Soru: Kişinin kendisini sağlıklı bir şekilde sevmesi ile egoist bir gurur arasındaki fark nedir? Osho. Bu ikisi dışarıdan bakıldığında birbirine benzer görünse de aralarında uçurumlar vardır. Kişinin kendisini sağlıklı bir biçimde sevmesinin derin bir dini değeri vardır. Kendini sevmeyen bir insan, asla bir başkasını sevemez. Sevginin ilk halkası senin kendi kalbinde doğmalıdır. Eğer o merkez sende oluşmamışsa, dalgalar başkasına ulaşamaz; çünkü herkes sana kendinden daha uzaktır. Bu, durgun bir göle taş atmaya benzer. İlk halka taşın düştüğü yerde, yani merkezde oluşur; sonra kıyılara doğru genişler. Sevginin ilk halkası senin etrafında olmalıdır. İnsan kendi bedenini, ruhunu ve bütünlüğünü sevmelidir. Bu sadece doğal değil, aynı zamanda hayatta kalman için şarttır. Kendini sevmek seni güzelleştirir. Kendini seven kişi zarif ve alımlı olur. Kendini seven birinin, sevmeyen birine göre daha dingin, daha meditatif ve şükran dolu olması kaçınılmazdır. İçindeki Bahçeyi Yeşertmek Eğer evini...

Arayış

Resim
Arayış ve İçsel Işık Hayat bir arayıştır; sürekli, ümitsiz ve arayanın ne aradığını bilmediği bir arayış... İnsanda aramak için çok derin bir içgüdü vardır ama ne aradığını tam olarak bilemez. Öyle bir zihin durumu içindedir ki, eline ne geçerse geçsin onu tatmin etmez. Hayal kırıklığı insanın kaderiymiş gibi görünür; çünkü ulaştığın her şey, ulaştığın anda anlamsızlaşır ve yeniden aramaya başlarsın. Bir şey elde etsen de etmesen de bu arayış sürer. Fakirler, zenginler, bilgeler ve aptallar... Herkes arayıştadır ama kimse tam olarak ne aradığını bilmez. İnsan bilincinin yapısında bir kara delik var gibidir; içine ne atarsan at kaybolur, hiçbir şey onu dolduramaz. Bazen parada, bazen Tanrı’da veya sevgide ararsın; insan aramaktan adeta hasta olmuştur. Arayış, "şimdi ve burada" olmana izin vermez; seni sürekli başka bir yere yönlendirir. İhtiyaç duyduğun şeyin "başka bir yerde ve zamanda" olduğu fikri seni çılgına çevirir. Rabia al-Adawia ve İğne Hikâyesi Yüce Sufi ...

Ego ve Hakiki Doğa

Resim
Sürekli olarak egoyu bırakmaktan söz ediyorsunuz; fakat neyin ego, neyin benim hakiki doğam olduğunu ayırt edemezken bunu nasıl yapabilirim? Ego bırakılamaz. O tıpkı karanlık gibidir: Karanlıktan vazgeçemezsin, sadece içeriye ışık getirebilirsin. Işık olduğu an karanlık yoktur. Karan lıktan vazgeçmenin yolunun bu olduğunu söyl eyebilirsin ama bunu sözcük anlamıyla alma. Karanlık, kendi başına var olan bir şey değildir; o sadece ışığın yokluğudur. Bu yüzden ona doğrudan bir şey yapamazsın. Sadece ışığa müdahale edebilirsin; ya ışığı içeri getirirsin ya da dışarı çıkarırsın. Karanlık istersen ışığı kapat, karanlık istemezsen ışığı aç. Ego bırakılamaz. Meditasyon öğrenilebilir. Meditasyon bir ışık gibi iş görür; meditasyon ışıktır. Işık o l, o zaman hiçbir yerde egoyu bulamayacaksın. Şayet onu bırakmak istersen başın derde girecektir; çünkü onu bırakmak isteyen kişi kimdir? O, egonun kendisidir. Şimdi yeni bir oyun oynuyor: Maneviyat, din ve kendini tanıma adı verilen bir oyun... Soruyu k...

Senin içinde üç tane sen var

Resim
SORU: Her zaman egomuz aracılığıyla mı eylemde bulunuyoruz yoksa ondan özgür olduğumuz anlar da var mıdır? Senin içinde üç tane sen var. Birinci sen, kişiliktir. Kişilik (personality) sözcüğü Yunanca "persona" kökünden gelir. Antik Yunan tiyatrosunda maske kullanırlardı ve ses maskeden gelirdi. "Sona" ses, insan sesi anlamına geli r; " per" ise maskenin içinden demektir. Gerçek yüzü, gerçek aktörü tanımıyorsun. Bir maske var ve maskenin içinden ses geliyor. Maskeden geliyor gibi gözükür ve sen gerçek yüzü tanımıyorsun. Kişilik güzel bir sözcüktür, o Yunan tiyatrosundan gelir. Ve olan şey budur. Yunan tiyatrosunda sadece bir tane maskeleri vardı. Senin ise tıpkı bir soğanın katmanları gibi maskelerinin üzerinde pek çok mas ken vardır. Bir maskeni kenara koysan başka bir tanesi vardır, onu da kaldırsan diğeri vardır. Sen kazımaya ve kazımaya devam edebilirsin; kaç tane yüz taşıdığını bilmek seni şaşırtacaktır. Kaç tane! Hayatlardır onları topluyorsun. Onla...