Kayıtlar

Featured post

Sevgiden Sevgi Dolu Olmaya

Resim
Sevgi sözcüğü birbirinden kesinlikle farklı iki anlama gelebilir; sadece farklı değil, taban tabana zıttır. Bir anlamı, ilişki olarak sevgidir; diğer anlamı ise bir oluş hâli olarak sevgidir. Sevgi bir ilişki hâline geldiği an bir esarete dönüşür; çünkü beklentiler vardır, talepler vardır ve düş kırıklıkları vardır. Her iki taraftan da hükmetme çabaları vardır. O bir iktidar mücadelesine dönüşür. İlişki doğru şey değildir. Ancak bir oluş hâli olarak sevgi farklıdır. O senin basitçe sevdiğin anlamına gelir; ondan bir ilişki yaratmıyorsun. Sevgin tıpkı bir çiçeğin mis kokusu gibidir. O bir ilişki yaratmıyor; o senin belirli bir şekilde olmanı, belirli bir şekilde davranmanı, belirli eylemleri yapmanı istemiyor. O hiçbir şey talep etmez. O sadece paylaşır. Ve paylaşmada da herhangi bir ödül için arzu yoktur. Paylaşmanın kendisidir ödül. Sevgi senin için hoş bir koku hâline geldiğinde, o zaman onun muazzam bir güzelliği vardır. Ve sözde insanlığın çok daha üzerinde bir şey; ilahi bir şey v...

Bir sannyasinin nitelikleri

Resim
  Osho, 'Sannyasin' konusu hakkında şunları söylüyor: "Sannyas'ım bir açılım, bir yolculuk, bir dans, bilinmeyenle bir aşk ilişkisi, varoluşun kendisiyle bir romantizm, bütünle orgazmik bir ilişki arayışıdır." Sevgili Osho’ya bir sannyasinin niteliklerini sorduklarında, o meşhur derin sessizliğinin ardından şöyle yanıt verir: "Bir sannyasini tanımlamak çok zordur, hele ki benim sannyasinlerimi... Çünkü sannyas, temelde tüm yapılara karşı bir isyandır. O, yapılandırılmamış bir yaşam biçimidir." Osho’ya göre sannyas, "Senaryodan yoksun bir senaryo" sahibi olmaktır. "Senaryodan yoksun" olmak; artık geçmişin, alışkanlıkların, şartlanmaların ve inançların kölesi olmamak demektir. Karakter bir hapishanedir, sannyas ise o hapishaneden sızan özgürlüktür. Sannyasin tahmin edilemezdir; çünkü o sadece özgür değildir, bizzat özgürlüğün kendisidir. Sannyas bir program değildir; sannyas sizi özgürlüğe inisiye etmektir. İşte bu yaşayan isyanın, aya...

Bedenin Zekası

Resim
Bedenin Zekâsı Batı tıp bilimi insanı ayrı bir birim olarak görmüştür – doğadan ayrı. Bu, yapılan en ciddi hatalardan biridir. İnsan doğanın bir parçasıdır; sağlığı ise doğa ile uyum içinde olmaktan ibarettir. Batı tıbbı insana mekanik açıdan bakar; bu nedenle, mekaniğin başarılı olduğu yerde o da başarılıdır. Ama insan bir makine değildir; insan organik bir bütündür ve sadece hasta parçasının iyileştirilmesi yetmez. Hasta parça, tüm organizmanın zor durumda olduğuna dair bir göstergedir. Hasta parça göze batar, çünkü en zayıf nokta odur. Hasta olan yeri iyileştirirsin ve başarılı olmuş gibi gözükürsün... Ama sonra hastalık yeniden baş gösterir. Tek yaptığın, hastalığın kendini hasta olan yerden göstermesini engellemek olmuştur; onu daha da güçlendirmiş olursun. Ama insanın bir bütün olduğunu anlamıyorsun: ya hastadır ya da sağlıklıdır; arası yoktur. İnsana bütün bir organizma olarak bakılmalıdır. Temelde, bedeninin her zaman seni dinlemeye hazır olduğunu anlamak yatar – ama onunla hiç...

Gerçek Dindar

Resim
  Gerçek bir dindar her zaman yanlış anlaşılacaktır. Onun hakkında ne söylerseniz yanlış olacaktır. Çünkü yanlış olan sizsiniz. Onun için “iyidir” derseniz yanlış olacaktır; çünkü o aynı zamanda “kötüdür” de. O çelişkiseldir. Tanrı da çelişkisel bir nitelik taşır. Zihnin ötesine geçmediğiniz sürece, dinsel bilincin ne olduğunu hissedemezsiniz. Asıl din tektir. Din isimleri ve tarikatlar ise sadece biçimlerdir. Din, bir miras gibi size geçen bir şey değildir. O, kendi içinizde bulunacak bir şeydir. Kişisel bir büyümedir. Din, gerçekle kişisel bir karşılaşmadır. O kişisel bir arayıştır; toplumun bir parçası değildir. Ben bir Cayna* olarak doğdum. Tabii Cayna olmam için zorladılar. Nasıl böyle nadir bulunan bir dine mensup olmazdım? Fakat başarısız oldular. O zaman bana kızdılar. Onlardan olmadığım için, onlara karşı olduğumu düşündüler. Cayn dini Hinduizm’den, Vedalardan* bile eski bir dindi. Hatta Rig Veda’da Cayn Tirthankaralarından* saygıyla bahsedilmekteydi. Onlar Aryanlardan* ön...

Aşık olmak

Resim
Aşk bir ilişki değildir. Aşk bir varoluş durumudur ve bir başkasıyla hiçbir ilgisi yoktur. İnsan âşık olmaz; insan aşk olur. Ve tabii insan aşk olduğu zaman âşık da olur. Ama bu bir sonuçtur, bir yan üründür; kaynak değil. Kaynak, insanın aşk olmasıdır. Peki, kim aşk olabilir? Doğal olarak, eğer kim olduğunun farkında değilsen, aşk olamazsın. Korku olursun. Korku, aşkın tam karşıtıdır. Unutma: İnsanların düşündüğü gibi aşkın ve sevginin karşıtı nefret değildir. Nefret, amuda kalkmış aşktır; aşkın karşıtı değil. Aşkın gerçek karşıtı korkudur. İnsan sevgiyle büyür, korkuyla küçülür. İnsan korkuda kapanır, sevgide açılır. İnsan korkuda şüphe duyar, sevgide güvenir. İnsan korkuda yalnız kalır; sevgide ise kaybolur. O yüzden de yalnızlık gibi bir durum söz konusu olmaz. Eğer insan yoksa nasıl yalnız olabilir? Çünkü sevgi varken bütün bu ağaçlar, kuşlar, bulutlar, güneş ve yıldızlar senin içindedir. Aşk, kendi içindeki gökyüzünün farkına vardığın zaman yaşanır. Küçük bir çocukta korku yok...

Yanlız olma Cesareti

Resim
Yalnız Olma Cesareti Meditasyon, sadece sessiz ve tek başına olma cesaretidir. Yavaş yavaş, içinde yeni bir nitelik, yeni bir canlılık, yeni bir güzellik ve yeni bir zekâ hissetmeye başlarsın. Bu, kimseden ödünç alınmamıştır; senin içinde büyümektedir, kökü bizzat varoluşuna dayanır. Ve eğer korkak değilsen, bu tohum hayat bulacak, çiçek açacaktır. Aslında hiç kimse, varoluşun hedeflediği kişi değildir. Toplum, kültür, din ve eğitim sistemleri; masum çocuklara karşı gizli bir ittifak içindedir. Bütün güç onlardadır; çocuk çaresiz ve bağımlı olduğu için onu istedikleri gibi şekillendirmeyi başarırlar. Çocuğun kendi doğal yönelimi doğrultusunda gelişmesine izin vermezler. Tüm çabaları, insanları kullanılacak birer "metaya" çevirmektir. Çünkü çocuğun kendi başına büyümesine izin verirlerse, onun üzerinden çıkar sağlayıp sağlayamayacaklarını, yatırımlarının boşa gidip gitmeyeceğini bilemezler. Toplum böyle bir riski göze alamaz. Bu yüzden çocuğu kuşatır ve onu ihtiyacı olan kal...

Kendini Sevmek Bir İbadettir

Resim
Soru: Kişinin kendisini sağlıklı bir şekilde sevmesi ile egoist bir gurur arasındaki fark nedir? Osho. Bu ikisi dışarıdan bakıldığında birbirine benzer görünse de aralarında uçurumlar vardır. Kişinin kendisini sağlıklı bir biçimde sevmesinin derin bir dini değeri vardır. Kendini sevmeyen bir insan, asla bir başkasını sevemez. Sevginin ilk halkası senin kendi kalbinde doğmalıdır. Eğer o merkez sende oluşmamışsa, dalgalar başkasına ulaşamaz; çünkü herkes sana kendinden daha uzaktır. Bu, durgun bir göle taş atmaya benzer. İlk halka taşın düştüğü yerde, yani merkezde oluşur; sonra kıyılara doğru genişler. Sevginin ilk halkası senin etrafında olmalıdır. İnsan kendi bedenini, ruhunu ve bütünlüğünü sevmelidir. Bu sadece doğal değil, aynı zamanda hayatta kalman için şarttır. Kendini sevmek seni güzelleştirir. Kendini seven kişi zarif ve alımlı olur. Kendini seven birinin, sevmeyen birine göre daha dingin, daha meditatif ve şükran dolu olması kaçınılmazdır. İçindeki Bahçeyi Yeşertmek Eğer evini...