Sufi ermişi sarhoştur


Sufi ermişi sarhoştur, yumuşaktır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlana'nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlana danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuz altı saat boyunca sema ederek ulaştı. Döndü, döndü, döndü... Onun coşkunluğu o kadar büyüktü ki yüzlerce insan dans etmeye başladı. Öyle bir coşkunluk alanı yarattı ki ona ne olduğunu görmeye gelen herkes dans etmeye başladı. İşte o bu şekilde erdi. Müthiş bir sarhoşluk içinde yere düşerek saatlerce orada kaldı; tıpkı bir sarhoş gibi! Gözlerini açtığında öteki dünyayı görmüştü, ahreti yanında getirmişti.

Sufiler aşktan, cennetten, cennet bahçelerinden söz eder. Onların sembolü şaraptır. Onlar sarhoştur, ilahi olanla sarhoştur. Kendilerini dansın ve müziğin içinde kaybederler. Ziyafet çeker, kutlarlar. Sufiler Tanrı'yı Sevgili olarak düşünürler. Onlar sevgi doludur; onların Tanrı'sı sevgidir.

Kaynak: Osho, "Mükemmel Ermiş"


İki yol, iki kapı... Zen'in sessiz merhameti ve Sufizm'in coşkulu sevgisi. İkisi de aynı zirveye varıyor ama yolları bambaşka. Zen usulünde sessizlik, sükûnet, oturuş var—merhamet farkındalıktan doğuyor. Ama Sufi yolunda sema var, semadan gelen sarhoşluk var—sevgi her şeyin merkezinde. Mevlana'nın otuz altı saat dönüşü bunu mükemmel özetliyor. O kendini kaybetti, kayboldu, eridi... ve tam o kaybolma anında buldu.

Osho burada güzel bir ayrım yapıyor: merhamet ile sevgi arasında ince ama derin bir fark var. Merhamet bilinçten gelir, sevgi ise kalpten taşar. Sufiler Tanrı'yı Sevgili olarak görür—bu çok önemli. Tanrı bir yargıç değil, bir efendi değil, Sevgili. O zaman ilişki tamamen değişiyor. Korkudan değil, aşktan dans ediyorsun.

Her ikisi de güzel, her ikisi de gerçek. Hangisi sana daha uygunsa, o senin yolundur.

Pavan Sufiya


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dinamik Meditasyon

Arayış

Tek günah farkında olmamaktır