Sevgiden Sevgi Dolu Olmaya









Sevgi sözcüğü birbirinden kesinlikle farklı iki anlama gelebilir; sadece farklı değil, taban tabana zıttır. Bir anlamı, ilişki olarak sevgidir; diğer anlamı ise bir oluş hâli olarak sevgidir.

Sevgi bir ilişki hâline geldiği an bir esarete dönüşür; çünkü beklentiler vardır, talepler vardır ve düş kırıklıkları vardır. Her iki taraftan da hükmetme çabaları vardır. O bir iktidar mücadelesine dönüşür. İlişki doğru şey değildir. Ancak bir oluş hâli olarak sevgi farklıdır. O senin basitçe sevdiğin anlamına gelir; ondan bir ilişki yaratmıyorsun. Sevgin tıpkı bir çiçeğin mis kokusu gibidir. O bir ilişki yaratmıyor; o senin belirli bir şekilde olmanı, belirli bir şekilde davranmanı, belirli eylemleri yapmanı istemiyor. O hiçbir şey talep etmez. O sadece paylaşır. Ve paylaşmada da herhangi bir ödül için arzu yoktur. Paylaşmanın kendisidir ödül.

Sevgi senin için hoş bir koku hâline geldiğinde, o zaman onun muazzam bir güzelliği vardır. Ve sözde insanlığın çok daha üzerinde bir şey; ilahi bir şey vardır. Sevgi bir hâl olduğunda onunla ilgili hiçbir şey yapamazsın. O ışıyacaktır ancak hiç kimse için hiçbir esaret yaratmayacaktır, ne de senin herhangi birisi tarafından esir edilmene müsaade edecektir.

Fakat sen ilişkilere ta çocukluğundan beridir alışmışsındır. Yabancı bir adam ve sen onunla babanmış gibi bir ilişki yaratmak zorundasın. Onun gerçekten baban olduğundan dahi asla emin olamazsın...

İnsanların el falına bakan bir falcı duymuştum. Bir ateist, Tanrı'ya inanmayan ve her türden boktan şeye —astrolojiye, el falına— inanmayan bir genç adam falcıya gidip, "Şayet senin ilmin doğruysa elime bak ve babamın tam şu an nerede olduğunu bana söyle" demiş.

Falcı eline bakmış ve, "Baban balık tutmaya gitmiş" demiş. O da, "Benim dediğim şey işte budur: Bu tümden saçmalık. Babam üç yıl önce öldü; nasıl olur da bugün balığa gider?" demiş.

Falcı da, "Bundan bana ne, ancak gerçek şu ki üç yıl önce ölen adamın senin baban olmadığı da bir gerçektir. Senin gerçek baban balık tutuyor. Annene git ve sor. Eğer dürüst ve samimiyse, ölen adamın senin baban olmadığını söyleyecektir; her ne kadar baban olduğu söylendiği için onunla bir ilişki kurmuş olsan da" demiş.

Hayatın pek çok türden ilişkilerle çevrilidir. Ve bu hâliyle ilişkiler —gerçek ya da hayal mahsulü— çok incelikli bir çeşit köleliktir. Ya diğerini esir alırsın ya da kendin bir esir olursun. Bir kenara yazılması gereken diğer bir nokta da kendin bir köle olmadan kimseyi esir alamayacağındır. Esaret iki tarafı keskin bir kılıçtır. Birisi daha güçlü ve diğeri daha zayıf olabilir ama her ilişkide sen hapseden ve diğeri de hapis olandır. Ve onun tarafından bakıldığında da hapseden o ve hapsedilen de sensin. Ve bu insanlığın böylesi bir üzüntü içerisinde, böylesi bir keder hâlinde yaşama nedenlerinden birisidir.

Ve nefret senin sevginden çok daha güçlü bir ilişkidir çünkü senin sevgin çok yüzeysel. Nefretin çok derin. Nefretin senin tüm hayvani mirasındır. Sevgin sadece gelecek için bir potansiyelden ibarettir; o gerçekleşmiş bir şey değildir, sadece bir tohumdur. Ancak senin nefretin tam olarak gelişmiştir, tamamen palazlanmıştır; binlerce yıllık geçmişin değişik yaşam formları hâlinde hareket ediyor. Gelişmek için zamana ve mekâna sahipti. Sadece insanda değişim gerçekleşmeye başlıyor.

Ancak kimsenin benden nefret etmesini engelleyemezken, o hâlde nasıl olur da birisinin beni sevmesini engelleyebilirim? Yapabileceğim tek şey, sevginin ya da nefretin ya da herhangi bir şeyin ilişki hâlini aldıktan sonra saflığını yitirdiğini açıklamak olacaktır. Bırak sevgi senin oluş hâlin olsun. Âşık olman değil, seviyor olmandır bu. O basitçe senin doğandır. Senin için sevgi sadece varlığının güzel kokusudur. Tek başına dahi olsan sevgi enerjisiyle sarılı olursun. Sandalyen gibi ölü bir şeye bile dokunsan elin sevgi yağdırır; neye ya da kime olduğunun önemi yoktur. Sevgi hâlinin bir adresi yoktur.

Ben senin sevgi hâlinde olmamanı önermiyorum, ancak kafandaki eski ilişki kalıbını bırakmadığın sürece sevgi hâlinde olamazsın. Sevgi bir ilişki değildir. İki insan birlikte son derece sevme hâlinde olabilirler. Ne kadar severlerse, herhangi bir ilişki olasılığı da o kadar küçük olur. Onlar ne kadar severlerse, onların arasında o kadar çok özgürlük mevcuttur. Onlar ne kadar severlerse, bir şey talep etmenin, herhangi bir hükmetmenin, beklentinin olasılığı o kadar azdır. Ve doğal olarak da herhangi bir düş kırıklığı mevzubahis olmaz.

İki kişi ilişkiye girdiğinde ve beklentileri karşılanmadığında —ve onlar karşılanamayacaktır— o zaman, hemen sevgi nefrete dönüşür. Beklentiler mevcuttu; artık hayal kırıklıkları vardır. Ancak onlar ilk önce beklentilerini yansıtıyorlardı; şimdi hayal kırıklıklarını yansıtıyorlar. Her ikisi de kendi bilinçsiz fikirleri tarafından sarmalandığını göremez. Ve onlar azap çekiyor.

Ve tıpkı sevgi hayali kurarken diğerini pek de tanımadan birbirlerine hayranlık gösterdikleri gibi, şimdi de diğerini suçluyorlar. Bu nedenle unutmamanı istiyorum: Hiçbir beklentiye sahip olma. Sev çünkü sevmek senin kendi manevi gelişimindir. Sevgin daha çok ışığa doğru, daha çok hakikate doğru, daha çok özgürlüğe doğru gelişmene yardım edecek. Ama bir ilişki yaratma.

Sadece bir şeyi unutma: Sevgi başka her şeyi yok edebilir, sadece onun bir ilişki hâline gelmesine izin verme; o zaman sevgi yok olur ve sevgi adına hükmetme, politika onun yerine geçer. O zaman problemler çoğalmaya devam edecek. Ben her çeşidinden ilişkilere karşıyım. Örneğin "arkadaşlık" sözcüğünden hoşlanmıyorum ancak "arkadaşça" sözcüğünü seviyorum. Arkadaşça olmak senin içindeki bir niteliktir, arkadaşlık yine bir ilişkiye dönüşür.

O nedenle sevgide yanlış bir şey yoktur. Aslında sevgi olmadan her şey yanlıştır. Fakat sevgi o kadar değerlidir ki her türlü kirlenmeden, her çeşit zehirden korunmalıdır. Dünyanın bireylerden oluşmasını istiyorum. "Çift" sözcüğünü kullanmak bile beni incitir. İki bireyi mahvetmiş durumdasın ve bir çift güzel bir şey değildir.

Bırak dünya sadece bireylerden oluşsun ve ne zaman kendiliğinden sevgi çiçek açarsa onun şarkısını söyle, onun dansını et, onu yaşa; ondan zincirler yaratma. Ne kimseyi esaret altında tutmaya çalış ne de herhangi bir kimsenin esir almasına izin ver. Sadece özgür bireylerden oluşan bir dünya hakikaten özgür bir dünya olacaktır.

İnsanın en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi ihtiyaç duyulmaktır. O nedenle sevginin varoluşta yer etmeyeceği herhangi bir zaman olabileceğini düşünemiyorum. İnsanoğlu var olduğu sürece sevgi onların en mutluluk verici deneyimi olarak kalacaktır. O yeryüzünde mevcut olan ancak yeryüzüne ait olmayan bir şeydir. O sana bir kartal gibi güneşe doğru uçabileceğin kanatlar verir.

Kaynak: Osho, Özgürlük

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dinamik Meditasyon

Tek günah farkında olmamaktır

Arayış