Kayıtlar

özgürlük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir sannyasinin nitelikleri

Resim
  Osho, 'Sannyasin' konusu hakkında şunları söylüyor: "Sannyas'ım bir açılım, bir yolculuk, bir dans, bilinmeyenle bir aşk ilişkisi, varoluşun kendisiyle bir romantizm, bütünle orgazmik bir ilişki arayışıdır." Sevgili Osho’ya bir sannyasinin niteliklerini sorduklarında, o meşhur derin sessizliğinin ardından şöyle yanıt verir: "Bir sannyasini tanımlamak çok zordur, hele ki benim sannyasinlerimi... Çünkü sannyas, temelde tüm yapılara karşı bir isyandır. O, yapılandırılmamış bir yaşam biçimidir." Osho’ya göre sannyas, "Senaryodan yoksun bir senaryo" sahibi olmaktır. "Senaryodan yoksun" olmak; artık geçmişin, alışkanlıkların, şartlanmaların ve inançların kölesi olmamak demektir. Karakter bir hapishanedir, sannyas ise o hapishaneden sızan özgürlüktür. Sannyasin tahmin edilemezdir; çünkü o sadece özgür değildir, bizzat özgürlüğün kendisidir. Sannyas bir program değildir; sannyas sizi özgürlüğe inisiye etmektir. İşte bu yaşayan isyanın, aya...

Sevgiden Sevgi Dolu Olmaya

Resim
Sevgi sözcüğü birbirinden kesinlikle farklı iki anlama gelebilir; sadece farklı değil, taban tabana zıttır. Bir anlamı, ilişki olarak sevgidir; diğer anlamı ise bir oluş hâli olarak sevgidir. Sevgi bir ilişki hâline geldiği an bir esarete dönüşür; çünkü beklentiler vardır, talepler vardır ve düş kırıklıkları vardır. Her iki taraftan da hükmetme çabaları vardır. O bir iktidar mücadelesine dönüşür. İlişki doğru şey değildir. Ancak bir oluş hâli olarak sevgi farklıdır. O senin basitçe sevdiğin anlamına gelir; ondan bir ilişki yaratmıyorsun. Sevgin tıpkı bir çiçeğin mis kokusu gibidir. O bir ilişki yaratmıyor; o senin belirli bir şekilde olmanı, belirli bir şekilde davranmanı, belirli eylemleri yapmanı istemiyor. O hiçbir şey talep etmez. O sadece paylaşır. Ve paylaşmada da herhangi bir ödül için arzu yoktur. Paylaşmanın kendisidir ödül. Sevgi senin için hoş bir koku hâline geldiğinde, o zaman onun muazzam bir güzelliği vardır. Ve sözde insanlığın çok daha üzerinde bir şey; ilahi bir şey v...

Yanlız olma Cesareti

Resim
Yalnız Olma Cesareti Meditasyon, sadece sessiz ve tek başına olma cesaretidir. Yavaş yavaş, içinde yeni bir nitelik, yeni bir canlılık, yeni bir güzellik ve yeni bir zekâ hissetmeye başlarsın. Bu, kimseden ödünç alınmamıştır; senin içinde büyümektedir, kökü bizzat varoluşuna dayanır. Ve eğer korkak değilsen, bu tohum hayat bulacak, çiçek açacaktır. Aslında hiç kimse, varoluşun hedeflediği kişi değildir. Toplum, kültür, din ve eğitim sistemleri; masum çocuklara karşı gizli bir ittifak içindedir. Bütün güç onlardadır; çocuk çaresiz ve bağımlı olduğu için onu istedikleri gibi şekillendirmeyi başarırlar. Çocuğun kendi doğal yönelimi doğrultusunda gelişmesine izin vermezler. Tüm çabaları, insanları kullanılacak birer "metaya" çevirmektir. Çünkü çocuğun kendi başına büyümesine izin verirlerse, onun üzerinden çıkar sağlayıp sağlayamayacaklarını, yatırımlarının boşa gidip gitmeyeceğini bilemezler. Toplum böyle bir riski göze alamaz. Bu yüzden çocuğu kuşatır ve onu ihtiyacı olan kal...

Politika, Din

Resim
Hırslı olmaya programlanmış durumdayız ve politikanın özü tam olarak budur. Bu sadece devletlerin veya hükümetlerin dünyasında değil, günlük hayatımızın her hücresinde var. Küçük bir çocuk, daha beşiğindeyken anne ve babasına sahte gülücükler atmaya başladığında aslında ilk politik hamlesini yapmıştır. Nerede bir "iktidar oyunu" varsa, orada politika vardır. Sıklıkla politikacıların ve din adamlarının uzaydan gelmiş, bize yabancı bir ırk gibi bizi sömürdüğünü söyleriz. Oysa gerçek şu: Onlar bizim içimizden çıktılar. Onların yaptıklarından biz sorumluyuz çünkü her birimizin içinde saklı bir politikacı ve bir rahip var. Onlar, bizim içimizdeki güç arzusunun ve "diğerlerinden daha kutsal olma" hırsının en başarılı temsilcileridir. Kısır Döngü Nereden Kırılır? Çocuk dünyaya hırsla, üstünlük fikriyle ya da güç arzusuyla gelmez. Onu anne ve babalar, eğitim sistemi, din adamları ve politikacılar; yani bu "dev çete" şekillendirir. Bu bir kısır döngüdür. Ben neden...

Tek günah farkında olmamaktır

Resim
Tek günah farkında olmamak, tek erdem ise farkında olmaktır. Farkındalık olmadan (bilinçsiz) yapılacak her eylem günahtır; sadece bilinçli olarak yapılabilecek olanlar ise erdemdir. Farkında olduğun an birini öldürmen, şiddet kullanman, çalman veya birine eziyet etmen olanaksızdır. Her türlü "düşman", ancak farkındalığın karanlığında ve sen uykudayken içeri sızabilir. Buda şöyle der: "Eğer bir evin içinde ışık varsa hırsızlar ondan kaçınır. Bekçi uyanıksa hırsızlar denemeye bile kalkmaz." Sen ise içinde hiç ışık yanmayan bir evsin. İnsanın sıradan hali, mekanik bir işleyiştir: Homo Mechanicus . Sadece isim olarak insansın; aslında eğitilmiş, becerikli bir makinesin. Bu yüzden ne yaparsan yap yanlış olacaktır. Unutma; erdemlerin dahi farkındalık yoksa gerçek erdem değildir. Farkında olmadığında erdeminin ardında devasa, dehşet verici bir ego gizlenir. Öğrenilmiş ve gayretle kazanılmış "azizliğin" bile nafiledir. Çünkü bu çaba gerçek bir alçakgönüllülük geti...

Tanrı Problemi

Resim
Nietzsche'nin kâhince bir sözü vardır: "Tanrı öldü ve insan özgür." Onun bu konuda çok muazzam bir kavrayışı vardı. Onun bu beyanatının derinliğini çok az insan anlamıştır. Bu, insan bilincinde bir kilometre taşıdır. Eğer bir Tanrı varsa insan asla özgür olamaz; bu olasılık dışıdır. Tanrı ve insanın özgürlüğü birlikte var olamaz çünkü Tanrı'nın anlamı, onun yaratıcı olması demektir; o zaman bizler kuklalara indirgeniriz. Ve şayet o bizi yarattıysa, istediği an bizi yok edebilir. O bizi yarattığında bize hiçbir şey sormadı; bizi yok etmek istediğinde de bize sormak zorunda değil. Yaratmak ya da yok etmek tamamen onun arzusuna kalmıştır. Nasıl özgür olabilirsin? Olmak için dahi özgür değilsin. Ne doğumun senin özgürlüğündür, ne de ölümün senin özgürlüğündür ve bu iki köleliğin arasında hayatının bir özgürlük olabileceğini mi düşünüyorsun? İnsanın özgürlüğü kurtarılacaksa Tanrı ölmek zorundadır. Seçenek açıktır; boyun eğmek söz konusu değildir. Tanrı ile birlikte insan...

Evlilik ve Sevgi Denilen Sonsuz Dans

Resim
Ben hiçbir zaman "Evlilik sevgiyi öldürür" demedim. Evlilik sevgiyi nasıl öldürsün ki? Evet, sevgi evlilik içinde tahrip edilir ancak evlilik tarafından değil, senin tarafından. Sevgi, karı-kocalar tarafından öldürülür. Onu yok edersin çünkü sevginin ne demek olduğunu bilmiyorsun. Sen sadece onu biliyormuş gibi yapıyorsun, sadece bilmiş olmayı umut ediyorsun, bildiğini hayal ediyorsun ancak sevgi nedir bilmiyorsun. Sevgi öğrenilmelidir - işte en büyük hüner buradadır. İnsanlar dans ederlerken seni de aralarına davet ettiklerinde "Nasıl yapılacağını bilmiyorum" dersin. Sadece sıçrayıp, hoplayarak dans etmeye başlayamazsın çünkü bu şekilde insanlara ancak ne büyük bir dansçı olduğunu değil, sadece bir maskara olduğunu kanıtlayabilirsin. Dans etmek öğrenilmelidir - zarafeti, figürleri. Senin vücudunu bu yolda eğitmen gerekir. Ortada sadece tuval, fırça ve boyalar var diye birden resim yapmaya başlayamazsın. "Gerekli olan her şey mevcut, o halde bir resim yapayım...