Politika, Din
Hırslı olmaya programlanmış durumdayız ve politikanın özü tam olarak budur. Bu sadece devletlerin veya hükümetlerin dünyasında değil, günlük hayatımızın her hücresinde var. Küçük bir çocuk, daha beşiğindeyken anne ve babasına sahte gülücükler atmaya başladığında aslında ilk politik hamlesini yapmıştır. Nerede bir "iktidar oyunu" varsa, orada politika vardır.
Sıklıkla politikacıların ve din adamlarının uzaydan gelmiş, bize yabancı bir ırk gibi bizi sömürdüğünü söyleriz. Oysa gerçek şu: Onlar bizim içimizden çıktılar. Onların yaptıklarından biz sorumluyuz çünkü her birimizin içinde saklı bir politikacı ve bir rahip var. Onlar, bizim içimizdeki güç arzusunun ve "diğerlerinden daha kutsal olma" hırsının en başarılı temsilcileridir.
Kısır Döngü Nereden Kırılır?
Çocuk dünyaya hırsla, üstünlük fikriyle ya da güç arzusuyla gelmez. Onu anne ve babalar, eğitim sistemi, din adamları ve politikacılar; yani bu "dev çete" şekillendirir. Bu bir kısır döngüdür. Ben neden sürekli iktidar sahiplerine darbe vuruyorum? Çünkü bu döngü ancak en tepeden kırılabilir.
Sıradan kitleleri suçlamanın bir faydası yok; onlar zaten bu sistemin kurbanı, derin bir uykudalar. Darbeyi gücü elinde tutanlara indirmeliyiz ki, gelecek nesillerin zihnini kirletmelerine engel olabilelim. Eğer onlar durdurulabilirse, yeni bir insan türüne sahip olabiliriz.
Dinlerin ve Sınırların İllüzyonu
İnsanların binlerce yıldır hiç görmedikleri bir Tanrı adına birbirlerini öldürmeleri ne kadar trajik! "Benim dogmam ilahi, seninki şeytani" diyerek savaşlar çıkarıyorlar. İnsanlığı öldürerek ona hizmet etmeye çalışıyorlar.
Aynı şey sınırlar için de geçerli. Yeryüzünde gerçek çizgiler yok; onlar sadece haritalarda. Bir öğretmenimin anlattığı hikayeyi hiç unutmam: Dünyayı temsil eden parçalanmış bir kartonun arka yüzünde bir adam resmi vardı. Adamın resmini birleştirdiğinizde, dünyanın haritası da kendiliğinden oluşuyordu.
İşte anahtar budur: Eğer insanı oluşturabilirsek, dünya da oluşacaktır. İnsanı sessiz, huzurlu ve sevgi dolu yapabilirsek; ülkeler, savaşlar ve o çirkin politikalar kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
Çözüm: Tek Bir Dünya
Politika asırlardır bizi sefalete mahkûm eden bir felakettir ve aslında artık çağ dışıdır. Sınırları kaldırırsak politikaya kim ihtiyaç duyar? Belki sadece işlevsel bir "dünya hükümeti" kalır. Ancak bu hükümetin bir prestiji ya da gücü olmaz; demiryollarını veya posta hizmetlerini işleten bir organizasyon gibi çalışır.
Başkanlıklar altı ay gibi kısa sürelerle sınırlı olmalı ve bir daha asla kimse seçilmemelidir. Altı ayı olan bir adam, vaktini boş açılış törenleriyle ya da bitmek bilmeyen parlamento tartışmalarıyla harcayamaz. Bilim insanlarına, ekonomistlere, eğitimcilere; yani işin gerçek uzmanlarına danışmak zorunda kalır.
Siyasi partilerin olmadığı, bireylerin kendi zekasıyla karar verdiği tek bir dünya... Benim formülüm bu kadar basit: Sınırsız ve dinsel baskıdan özgürleşmiş tek bir dünya.
