Dinamik Meditasyon
Uygulama Notu: Hazırlık ve Süreklilik
Fiziksel Hazırlık: Nefes Yolunun Temizliği Birinci aşamaya geçmeden önce, üst solunum yollarının tamamen açık olduğundan emin olunmalıdır. Pune’daki Osho Uluslararası Meditasyon Resort'ta, meditasyon başlamadan önce katılımcıların burun kanallarını suyla ve kuvvetlice sümkürerek temizlemeleri geleneksel bir hazırlıktır. Neden? Çünkü on dakikalık o şiddetli ve kaotik nefes sırasında, burundaki en ufak bir tıkanıklık dikkatinizi dağıtabilir ve enerji akışınızı engelleyebilir. Nefes kanallarınız, fırtınanın özgürce geçebileceği berrak bir yol olmalıdır.
21 Gün Kuralı ve Nöroplastisite:
Bilimsel Eşik: Bu meditasyonun kalıcı etkiler bırakabilmesi için 21 gün boyunca, hiçbir gün aksatmadan sürdürülmesi kritiktir. Bir eylemin kalıcı bir alışkanlığa dönüşme süreci bilimsel literatürde de önemli bir yer tutar.
Psikolog Phillippa Lally ve ekibinin University College London’da yaptığı araştırmalar ("How are habits formed", 2009), davranışların nöral yollar üzerinde otomatikleşmeye başladığı ilk kritik evrenin bu sürede pekiştiğini doğrular niteliktedir. Nörobilimsel açıdan "nöroplastisite" olarak adlandırılan bu süreçte; bir eylemi 21 gün boyunca kesintisiz tekrar etmek, beyinde o eyleme özel yeni sinaptik* bağlantıların (miyelinleşme) güçlenmesini sağlar. Osho'nun "21 gün" vurgusu, zihnin eski savunma mekanizmalarını kırmak ve yeni bir farkındalık boyutunu varlığımıza kalıcı olarak mühürlemek için gereken biyolojik ve ruhsal kuluçka süresidir.
İlk aşama: 10 dakika
Enerjinin yükseldiğini hisset; ilk aşamada kendini salıverme ve hiç yavaşlama.
Omuzlarını ve boynunu gevşek bırakarak, ellerini yumruk yapmadan her iki kolunu da mümkün olduğunca yükseğe kaldır.
Kutla!... Orada olan ne varsa müzik ve dans ile ifade et.
Dinamik Meditasyonunun detaylı anlatım videosu.
Anlatan kişi Osho'nun doktoru Dr. John Andrews. Sannyas adı Prem Amrito
(Videolar İngilizcedir)
1 Aşama
DİNAMİK MEDİTASYON: KENDİNİ YENİDEN DOĞURMAK
Meditasyon, her şeyden önce bir enerji olgusudur. Enerjiye dair anlamamız gereken en temel yasa şudur: Enerji çift kutuplu hareket eder. Bu onun tek var olma biçimidir.
Bir enerjinin aktifleşmesi için zıt kutba ihtiyaç vardır; tıpkı elektriğin artı ve eksi kutuplar arasında akması gibi. Tek bir kutup varsa, elektrik de yoktur, kıvılcım da. Hayat da böyledir: Kadın ve erkek arasındaki o muazzam kutuplaşma sayesinde akar. Kadın negatif hayat enerjisidir, erkek ise pozitif. Aralarındaki o çekim, elektrikseldir. Tek başına ne erkek ne de kadın yaşamı sürdürebilirdi; sadece ölüm olurdu. Yaşam nehri, bu iki kıyı arasında akar.
Zihin Mantıklıdır, Hayat Diyalektik
Bu kutuplaşma meditasyon için kritiktir çünkü zihin mantıklıdır, hayat ise diyalektiktir. Zihin düz bir çizgide hareket eder; zıddını reddeder. Hayat ise zıtlıkları kullanarak ilerler; pozitiften negatife, negatiften pozitife zikzaklar çizer.
Zihin "bir"e inanır, hayat ise "iki"ye. Zihin sessizliği seçtiğinde gürültüden kaçar, Himalayalar’a gider. Kuşun sesinden, ağacın hışırtısından bile rahatsız olur. Ama sadece sessizliği arayan o adam, sonunda yavanlaşır ve adeta bir ölüye dönüşür. Oysa gerçek sessizlik, mezarlığın sessizliği değildir.
Gerçek sessizlik, hayat enerjisiyle kaynarken, o iki zıt kutup arasındaki ince dengede gerçekleşir. Canlı bir sessizlik arayan kişi, hem pazar yerinin gürültüsünden zevk alır hem de Himalayalar’ın sessizliğinden.
Zen ve "Çabasız Çaba"
Zen tekniğinde "çabasız çaba", "kapısız kapı" gibi çelişkili ifadeler kullanılır. Bunun sebebi, sürecin doğrusal değil diyalektik olduğunu hatırlatmaktır. Karşıt olanı reddetme, onu em! Onu bir kenara atarsan sırtında yük olur. Onu kullanırsan, dönüşürsün. Benim yaptığım da budur: Dinamik Meditasyon bir çelişkidir. Dinamik "tam çaba" demektir; meditasyon ise "sessizlik ve çabasızlık". Yani bu, diyalektik bir meditasyondur.
UYGULAMA İPUÇLARI: KENDİNİ DOĞURMA
1. Aşama: Kaotik Nefes (10 Dakika) Nefes, varlığımızın köküdür. Kızgınken farklı, âşıkken farklı, korkarken farklı nefes alırsın. Nefesini değiştirirsen zihnini de değiştirirsin. İlk aşamada hiçbir ritmi olmayan; derin, hızlı ve güçlü nefesler almalısın. Bu "kaotik" nefes, senin bastırılmış sisteminde bir kaos yaratmak içindir. Çocukluğundan beri oluşturduğun o kalıpları, korkuları ve bastırılmış duyguları yerinden oynatmak için bu fırtınaya ihtiyacın var.
Bu bir Yoga çalışması değildir; bu, bedenindeki biyoenerjiyi (bedensel elektriği) uyandırma seansıdır. Oksijenle dolduğunda hücrelerin canlanır, kendini bir madde gibi değil, saf bir enerji gibi hissetmeye başlarsın.
2. Aşama: Katarsis / Boşalım (10 Dakika) İkinci adımda sana "bilinçli olarak çıldırmanı" söylüyorum. Zihnine ne geliyorsa ifade et. Çığlık mı atmak istiyorsun? At! Tüm varlığınla atılan bir çığlık, en derin şifadır. Ağla, dans et, zıpla, kahkaha at... Kendini dışa vur. Başta "rol yapıyormuş" gibi gelebilir; bu normaldir. O kadar sahteleştik ki, özgünce ağlamayı bile unuttuk. Ama devam et; kısa süre sonra o bastırılmış kaynaklara dokunacak ve yüklerinden kurtulacaksın.
3. Aşama: "HUU" Sesinin Uyandırılması (10 Dakika)
Kollarınızı yukarı kaldırın ve tüm tabanlarınızla yere vuracak şekilde zıplayın. Her yere inişinizde, karnınızın derinliklerinden gelen kuvvetli bir "HUU!" sesi çıkarın. Bu ses, cinsel merkezdeki enerjiyi sarsarak yukarı doğru, yani maneviyatın merkezine pompalar. Enerji rezervlerinizi tamamen tüketecek kadar yoğunlaşın.
Not: Orijinal metinde Osho, 3. aşamadaki "HUU" sesinin pelvik bölgeyi doğrudan uyardığını ve bu çekicin enerjiyi dikey bir kanala soktuğunu özellikle vurgular. 4. aşamadaki sessizlik ise bu yoğun çabanın meyvesidir; çaba olmadan o derin sessizlik sadece bir uyuşukluk olurdu.
4. Aşama: Mutlak Durma - STOP! (15 Dakika)
"DUR!" komutunu duyduğunuzda, hangi pozisyonda olursanız olun aniden donup kalın. Vücudunuzu düzeltmeyin, öksürmeyin, hareket etmeyin. En ufak bir hareket, enerji akışını bozacak ve çabayı boşa çıkaracaktır. Sadece bir tanık olun; bedende ve zihinde olup biteni sessizce izleyin. Bu, kıvılcımın çaktığı, gerçek sessizliğin deneyimlendiği evredir.
5. Aşama: Kutlama (15 Dakika)
Müzik ve dansla kutlayın. İçinizde uyanan bu yeni enerjiyi, minnetle tüm varoluşa yayın. Gün boyu sizinle kalacak olan o "zekice sevinci" yanınızda taşıyın.
NEDEN ACI ÇEKİYORUZ?
Yeni başlayanlar genellikle "Her yerim ağrıyor" der. Bunun iki sebebi var:
Fiziksel: Vücudun bu yoğun egzersize alışık değil; 3-4 güne geçer.
Psikosomatik: Bu asıl sebeptir. Sen sadece bir beden değilsin, sen bir "beden-zihinsin". Kızgınlığını bastırdığında o duygu yok olmaz; kaslarına, kanına, dokularına siner. Zehir haline gelir.
Bir hayvan kızdığında sadece kızar ve o enerjiyi boşaltır. Ama sen toplum ve ahlak adına gülümsersin. Oysa vücudun "savaş ya da kaç" moduna girmiştir; kasların gerilmiştir. Sen onları durdurduğunda, o enerji içeride hapsolur ve vücudunu sakat bırakır.
Yıllarca biriken bu zehirler, vücudunun zarafetini yok eder. Bir çocuğun ya da bir hayvanın hareketlerindeki o akışkanlığı kaybetme sebebin, bu duygusal zırhlardır. Meditasyon bu zırhı kırmaya başladığında, o donmuş bölgeler erimeye başlar ve bu süreç acı vericidir.
Vazgeçme! Zihnin sana "Bırak, canın yanıyor" diyecektir. Onu dinleme. O acı, geçmişinden geliyor; o kutsal bir doğum sancısıdır. O zehirler atıldığında, ilk defa gerçek bir bedene sahip olacaksın.
Hapishanenden çık. Acının bittiği yerde, vücudunda "zekice bir sevinç" hissedeceksin. Bu neşe, dışarıdan gelen bir zevk değildir; senin kendi ritminle, kendi senfoninle uyum içinde olmandır. Bir nehir gibi akmaya başladığında, o neşe zaten seninledir.
BEDENSEL ZIRH VE ARINMA SANCISI
Yeni başlayanlar genellikle fiziksel acılardan şikayet ederler. Bunun temel nedeni, vücudun sadece fiziksel bir yapı olmamasıdır. Kaslarınızda ve sinir sisteminizde yıllarca biriktirilmiş öfke ve bastırılmış duygular vardır. Bir duyguyu bastırdığınızda bu sadece zihinsel bir olay olarak kalmaz, fiziksel bir blokaja dönüşür. Siz bir psikosomatik bütünsünüz.
Meditasyon başladığında bu donmuş bölgeler erimeye, yerleşik zehirler çözülmeye başlar. Kırk yıllık yanlış bir yaşamın ardından gelen bu dönüşüm sancılıdır; fakat bu acı kutsaldır. Zihniniz size "Bırak, vücudun ağrıyor" diyerek direnç gösterecektir. Onu dinlemeyin.
Acıyı Kucaklamak Bu blokajlar çözüldüğünde, vücudunuzda "zekice bir sevinç" hissedeceksiniz. Neşe, dışsal bir zevk değil; vücudun kendi ritmiyle bir senfoni gibi uyum içinde olmasıdır. Acıdan geçmeden bu canlılığa ulaşmak mümkün değildir.
Uyarı: Meditasyonu bıraktığınızda birkaç gün içinde vücudunuz o "eski konforuna" geri dönebilir. Zihniniz "Tamam, artık her şey yolunda" diyecektir. Bu "tamam olmaya" karşı dikkatli olun; zira bu, iyileşme değil, eski durağanlığa ve hantallığa geri dönüştür. Devam edin! O eşiği aştığınızda, gerçek özgürlük başlar.
Osho-





