Ararsan yitirirsin. Arama, bulursun
Ben bir doktrin öğretmiyorum; doktrin öğretmek anlamsızdır. Bir filozof değilim, zihnim felsefi bir yapıda değil. Felsefe insanı hiçbir yere götüremez, bugüne kadar götüremedi de. Düşünen ve sorular soran bir zihin, gerçek anlamda öğrenemez. Pek çok doktrin mevcuttur ancak her doktrin bir uydurmadır; insanların yarattığı bir kurgu, bir keşif değil, bir icattır. İnsan beyni sonsuz sistemler yaratacak kapasitededir; ne var ki gerçeği teoriler yoluyla bilmek imkânsızdır. Tıka basa bilgiyle dolmuş bir zihin, cahil kalmaya mahkûmdur. Aydınlanma, bilginin bittiği noktada başlar. Önümüzde iki olasılık vardır: Ya bir şey üzerinde düşünürüz ya da ona varoluşsal bir yoldan yaklaşırız. Bir insan ne kadar çok düşünürse, bulunduğu andan o kadar uzaklaşır. Bir şeyin üzerinde düşünmek, onunla olan doğrudan teması yitirmek demektir. İşte bu yüzden benim öğretim; doktrin karşıtı, felsefe karşıtı ve spekülasyondan uzak bir deneyimdir. Olmak, yalnızca "olmak"tır. Açık ve savunmasız bir biçimde ...